macbook pro 2016
Teknoloji

Yeni Macbook Pro İncelemesi

Yaklaşık üç ay önce, hayalini kurduğum çılgın Macbook Pro’yu satın aldım. Ama sorun bi’ neden aldım? Yazılım mühendisliği okuduğum ve iOS, osX platformlarında kendimi geliştirmek istediğim için tabi ki. ‘Apple yapıyor be abi’ deyip marka köleliği yapanlardan değilim. Kısaca cihazın özelliklerinden bahsedeyim; 13inch, 2,3 GHz Intel Core i5 işlemci, 8 GB RAM ve 256 GB SSD sürücüye sahip. Touch Barsız. Şimdi üç ay boyunca yaşadığım olumlu veya olumsuz deneyimlere geçelim.

İlk olarak bana yaşattığı olumlu şeylerden bahsedeyim.

 

1-Performans

Kod yazarken veya bilgisayar üzerinden herhangi bir şey yaparken hiçbir hız sorunu yaşamadım. O kadar para verdim tabi yaşamayacağım. Şakayı bir tarafa bırakalım, kod çıktısı alırken, uygulama test ederken veya herhangi bir işlem yaparken fanlardan en ufak bir uğultu işitmedim.

 

2-Şarj süresi

Beni benden alan ikinci olumlu deneyim de bu oldu. Aslına bakarsanız cihazı satın almadan önce içimde bu konuda bir kuşku vardı. İnternetten izlediğim inceleme videolarından kalma. Fakat benim  deneyimlediklerim Youtube’dan izlediklerimden farklı oldu. Gündelik işler için kullandığımda 8 saate yakın bir süre, kodlama ile uğraşırken de 6-7 saat arası bir süre şarj etmeksizin kullandım. Şöyle bir örnek verip diğer maddeye geçeyim. Game of Thrones’un 6 bölümünü ard arda, 1080p ve ekran parlaklığı tam açık halde şarja ihtiyaç duymadan izledim. 

 

3-Trackpad

Bir kaç parmak hareketi yaparak sihirli şeyler yapabildiğiniz bir şey bu. Abartıyorum. Yaptığınız işlerde gerçekten kolaylık sağlayabiliyor. Örnek vermem gerekirse, tek bir hamle ile pencere değiştirebiliyorsunuz, hani olurda bir anda birisi odanıza aniden dalarsa falan, telefon ekranına dokunur gibi dokunarak herhangi bir yere tıklayabiliyorsunuz vs vs. İsteğinize bağlı olarak kendi parmak hareketlerinize özel komutlarda oluşturabilmeniz mümkün.

 

4-USB-C

Aslında bu maddeyi iki bölümdede göreceksiniz. Burada olumlu yönünü açıklayacağım. Şöyle ki veri aktarımı USB-C sayesinde ciddi anlamda çok hızlı. Harici bir aparat almanız şartıyla tabi, işte bunlar hep Amerika’nın oyunu :). Unutmadan şunu da söyleyeyim bu bebeği hızlıca beslemenizi sağlayan da USB-C.

 

5- Cihazlarlar arası uyum

Önemli konulardan birini sona bıraktım fakat itiraf etmeliyim, adamlar gerçekten bu konuda çok iyiler. iPhone 5s kullanıyorum ve telefonumda yapabildiğim çoğu şeyi Macbook Pro’m üzerinden de yapabiliyorum. Ayrıca çektiğim fotoğraf ve videolar anlık olarak Mac’ime yansıyor. İsterseniz bu özelliği kapatabiliyorsunuz.

Evet, şimdi gelelim olumsuzlara.

 

1-Programlar

Yaygın olarak kullanılan programların osX için versiyonu var fakat çoğu kişinin kullanmadığı ama sizin kullandığınız bazı programlar maalesef osX için olmayabiliyor. Bu programların tıpa tıp aynısını bulamazsınız ama biraz araştırma yaptıktan sonra benzer bir şeyler bulabilirsiniz. Garantisini vermiyorum ama.

 

2-USB-C

Bu maddeyi tekrar göreceğinizi söylemiştim. USB-C çıkışını yalnız başına kullanmanız şu zamanlarda pek mümkün değil ve harici aparatlar almak zorundasınız. Harici belleğinizi kullanmak , bir projeksiyona bağlamak veya kablolu internet kullanmak için. Bana fikrimi soracak olursanız, ki bu yazıyı okuyorsanız soruyorsunuz, 3-4 yıl içerisinde USB-C daha da yaygınlaşacak ve bu sorun ortadan kalkacak.

Macbook Pro deneyimlerimden bahsettiğim yazımın sonuna gelmiş bulunuyorum. Sabırla sonuna kadar okuduğunuz için teşekkürler.

Anonim

Gezdiğim, gördüğüm yerleri sizlere aktarmaya çalışan tam zamanlı bir amele, Wroclaw Teknoloji Üniversitesinde de öğrenciyim :)

Yorumunu benimle paylaş?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir